10 Ocak 2013

gitme

Sen gidersen sesin gider, 
Kokun gider yüzün gider. 
Ay dolanır pusularda, 
Tenim titrer gecem biter. 
Sen gidersen yüzün gider, 
Martı küser baykuş öter. 
Senden kalan son hatıra, 
İki damla yaşın gider. 
Sen gidersen boyun gider, 
Posun gider sözün gider, 
Bir şey kopar yüreğimden,
Çatılmadık kaşın gider.
Sen gidersen kim kıskanır,
Kim dolanır pencereme.
kimler gelir kimler geçer,
Çift kapılı şu hücrede.
Sen gidersen sohbet gider,
Tadım gider tuzum gider,
Dinlediğim her şarkıda,
Tel kırılır sazdan düşer.
Sen gidersen başkent gider,
içim üşür ayaz düşer
İzmir de konak meydanı,
İstanbul da taksim düşer.
Sen gidersen canım gider,
Adın geçer içim titrer.
Şu dağlanmış yüreğime,
Sevda denen akkor düşer.
Sen gidersen herşey gider,
Sesin gider,sesim düşer.
Sen gidersen ey sevgili,
Ben biterim, şiir biter..

ne farkeder

İki karanlık orman birbiriyle anlaşsa ne olur,
anlaşmasa
İki karanlık orman birbirine güvense ne olur,
güvenmese
İki karanlık orman birbirini sevse ne olur,
sevmese

yorgunum

Ruh yorgunuyum,
Gönül yorgunuyum,
Hayat yorgunuyum,
Öğrenmek, Bilmek, Anlamak,
Anlamamış gibi yapmak, Düşünmek, Hissetmek,
Tanımak, Tanık olmak, Katlanmak,
Anlayış göstermek, Görmezden gelmek,,
Üzerinde durmamak, İdare etmek,
Üzülmemiş görünmek, Alışmak, Alışamamak,
Sabretmek, Katlanmak, Beklemek yorgunuyum..
Tam da artık bu memlekette hiçbir şey şaşırtmaz beni sanırken,
Her seferinde yeniden şaşırmak yorgunuyum..

Murathan Mungan

Bir tek sana susamak

Yaşamak, gözlerinde dalıp gitmek semaya 
Yaşamak, kirpiğinle aşkı çizmektir aya. 

Yıldızları toplayıp avucunda saklamak 

Sonra çiçek misali ellerini koklamak 

Siyahın inadına mavilere boyanmak 

Bakışında uyuyup, şafaklara uyanmak 

Hayaline sarılıp gündüzlere yürümek 

Yaşamak, nefesinde bir mum gibi erimek

Bıkmadan sana doğru koşup koşup yorulmak
Dizlerine kapanıp gülüşüne vurulmak

Yaşamak her şiirde yalnız seni yazmaktır
Yıllanmış tövbeleri senin için bozmaktır

Yaşamak dört mevsimde tek adını anmaktır
Yalnız sana üşümek yalnız sana yanmaktır

Yaşamak, her yol sonu ille sana çıkmaktır
Bir tek sana susamak, tek sana acıkmaktır

30 Eylül 2012

?

renklerini yitirmiş bir hayat
yaşamdan solmuş renkler
sesi kısılmış sesler
solmuş silinmiş gölgeler
ruhu yok olmuş bir hayal
hayalleri bitmiş bir yol
yolu olmayan bir son
sonu olmayan bir yol

ışık saçardı gözlerin
elleri sevgi
yüreğin renk
varlığın ateş

dı.....

26 Mayıs 2012

yok ki

baktığımda orda değildin
bıraktağım yerde
baktığım yerde
bulduğum yerde

içim acıyor böyle olunca
seni bıraktığım yerde bulamayınca
seni baktığım yerde göremeyince
seni bulacağım yerde bulamayınca
içim acıyor....

1 Nisan 2012

seninle olmak

'' Gecenin yarısı, bir kitabın orta yerinden başlamak gibiydi;
Seninle birlikte olmak..
"Başını anlamadan sona yaklaşmak..
Sonunu okuyamadan uyuyakalmak"..
Ve uyandığında kaldığın sayfayı karıştırmak"..
"İşte böyle birşeydi seni yaşamak,
Yarım yamalak..

~Can Yücel

9 Mart 2012

ben seninle....

ben seninle piknik yapmak istiyorum,
uzun uzun film seyretmek,
denizde yüzmek,
karnıma sancılar girene kadar gülerek sarhoş olmak istiyorum...
ben seninle oturup bir ağacın gölgesine güneşin batışını izlemek,
ben seninle omzuna yaslanıp hüngür hüngür ağlamak,
kumsalda çığlık çığılığa koşarak bağırmak istiyorum.
ben seninle oturup bir balıkçıda sabahlamak,
güneş batarken kollarında uyumak istiyorum
ben seninle uzun yollarda yolculuk etmek,
her güzel yerde durup dinlenmek
sonra hayata hiç yaşamamış gibi devam etmek istiyorum
ben seninle yaşanmamışları yaşamak
yaşanamayacakları yaşatmak istiyorum

7 Ocak 2012

keşke seni görmeseydim...

İçimde bir sıkıntı var
Akşam çöktü ondan mı

Seni görmeseydim yoklar mıydı bilmem
Bu hasret ağrısı

Davetsiz bu hayatın mutlaktır oyunları
Kaybettik mi yoksa kazandık mı ?
Ben sustum cevabını

Seni görmeseydi yoklar mıydı bilmem
Bu hasret ağrısı

Zamanı vakti var derken
O gün geldi çattı

Açtım gül kokan gül kurusu bakan
O eski sandığı

Davetsiz bu hayatın mutlaktır oyunları
Kaybettik mi yoksa kazandık mı?
Ben sustum cevabını

Evimde hem de baş köşede yerin var sakladım
Sen gittikten sonra senden ala
Aşk var mı sormadım...

inşallah

İnan kalmadı solumda dermanım
Dün bütün gece oturdum da ağladım
Hekimde yok çaresi
Dile kolay kalbe zor söylemesi
Sende de hava kışa dönmüştür
Eminim ellerin dizlerini dövmüştür

Bir ışık yakmaz hayat
Mecbur ayrılıgımız
Aşka küstürmüştür
İnşallah unutursun unutursun sende
Kendimi avuturum uyuturum bende
Zamanla unuturum bende

25 Aralık 2011

yine ihmal ettim seni....

18 Aralık 2011

şimdi Bodrum'da olmak vardı
önce limanda rakı balık
sonra meşhur midyecimde bulurdum kendimi
bir çeyrek yap midyecimmm
bi bakardım medcezir
bulmuşum kendimi soğuk kumların üzerinde
ay denize düşmüş
deniz aya
karışmışşş gitmişşşşş

şimdi Bodrum'da olmak vardı
beyaz göğe karışmış,
gök beyaza
beyaz maviye
mavi beyaza
soğuk suyu değmiş tenime...

şimdi Bodruma'da olmak vardı
yel değirmenlerinde
dağında tepesinde
denizinde
göğünde
teninde
renginde
hayalinde

yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına

İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe,bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana

Ataol Behramoğlu

göze almak

-Hani bazen insan birini yanında tutmayı bilmez,
Ama onun yokluğunu da istemez.

-Kaybetmeyi göze alamaz,
Ama kazanmak için mücadele etmez.

-Bağlanmaya cesaret edemez,
Ama ondan tamamen kopmayı da beceremez.

-Ne sevilmekten vazgeçer,
Ne sevmeyi bilir..

-Hani çok sonra zaman geçer de kaybeder ya,
İşte o zaman dökülür dudaklardan,itiraf edercesine:

"-Ne gözümü alabildim,ne göze alabildim!"

|Can Dündar

11 Aralık 2011

yaş 12

tarkanın bekle şarkısı çalıyordu,
ben on iki yaşındaydım henüz,
denizin dalga sesleriyle birlikte yankılanıyordu öylesine güzen bildiğmi müziğim...
içime garip bir huzur doluyor, sanki bir daha onu yaşayamayacağım gibi geliyordu. yaşayamadımdaaaa.... haklıydım...
biliyordum o gün aslında hissettiğim hiçbirşey ertesi gün gibi olmayacaktı. ertesi gün yaşayamayacaktım o günki hislerimi....
... ne o hüzün vardı hayatımda
ne o sevinç ve heyecan
ne o günki hava vardı gökyüzünde
ne o kalp atışım
ne hissetlerim bugünki gibiydi
ne ben hissettilerim gibiydim bugün
on iki yaşım
nerdesin.....

5 Aralık 2011

imla hatalarım ve hayatım


küçüçük boşluklarını dolduruyom ben hayatın
noktalı virgüllerden sonraki açıklamalara anlamlar yüklüyor
ünlemlerle biten cümlelerde buluyorum kendimi

öyle çok soru işareti varki hayatımda
imla hataları ile dolu defterim
güzel yazmaya çalıştığım harflerim
karmaşasıda boğulduğum şiirlerim
anlatmaya çalışa çalışa yorulduğum repliklerimde kayboluyorum hayatın

sadece sesimi duyurmaya çalışıyorum oysa ki kendime
yüreğime
suskunluğumun altındaki fırtanadan korkarak
azıcık dindirmeye çalışıyorum ufacık ufacık telkinlerimle
ya da bırakıyorum
önüme ne gelirse......
oyyyyyyyyyyyy
bana çok fenalıkkk geldiiiiiiiiiiiiiiii

28 Kasım 2011

beceriksizliğimiz


sessizliğin içindeki huzuru sağlayamayamadık
haykırışların içindeki öfkeyi de kusamadık
suskunluğu başaramazken
kendimizi de anlatamadık
bunlarla uğraşırken
dinlemeyi kaçırdık
anlamayarak yaşamakdan
umutları da kendi ateşimizde yaktık...

anlamsızlıklar içindeki anlam


gün gelir anlarsınki
herşey anlamsızmış
değer verdiğin herşey
sadece sen değer verdiğin için değerliymiş
sevdiğin herşey
sen sevdiğin için özelmiş
istediğin ve arzuladığın herşey
sen öyle istediğin için kıymetliymiş

nasıl istersen öyle yaşarmışsın
en vazgeçemediğin şeyden bile vazgeçebilir,
en kopamadığın şeyden bile uzaklaşabilirmişsin
herşey geçermiş
herşey bitermiş
gün gelir anlarsınki
herşey anlamsızmış....

15 Kasım 2011

işlenmemiş cinayet

çok uzaklardan aldım getirdim ben seni
hiç olmayandan
hiç bilinmeyenden
hiç yaşanmayandan
hiç dokunulmayandan
çok uzaklardan aldım getirdim be seni
koydum yüreğime
yerleştirdim en köşeye
şimdi çıkart deme bana
olur mu hiç
onca mesafe
onca yol
onca yaşanmayan
onca yaşanacak
onca dokunulmayan
onca hissedilecek her duyguya
nasıl kıyarım ben sen istiyorsun diye
nasıl katilir olur
nasıl öldürürüm seni?

kaçak aşk

geceden karanlık
geceden parlak gözlerini özledim
ışık saçardı bazen
bazen korkutur,ürkütür,düşündürürdü
severdi bazen
bazen kaçardı
en çok da kaçardı...

alev alev yanan ellerini özledim
alav alev yanan ellerimi tutan ellerini
bazen sımsıkı tutar
bazen saklar
bazen kaçardı
en çok da kaçardı...

hiç ne hissettiğini bilemediğim yüreğini özledim
bazen sevgiyle dolu
bazen sevgiyi bulumadığım
bazen çok yakın
bazen çok uzak
o da bazen kaçardı
en çok da kaçardı...
gözlerin,
ellerin gibi
o da en çok kaçardı....

14 Kasım 2011

?

kaçtığın şey benmiydim?
yoksa hayat mı?
sevgim mi korkuttu seni?
yoksa sevgin mi?
yaşadıkların mı zordu?
yaşayacakların mı?
hayal mi zordu?
yoksa gerçekler mi?
"Uyurken seni izlemek vardı şimdi,
Kokunda sarhoş olmak...
Seni uyandırmak için can atmak,
Ama kıyamadığım için uyandıramamak..."

* Rahatsız Abi

Rakı sofrasında susulmaz arkadaş,
Hıçkıra hıçkıra ağlayacaksın..
Arınacaksın gururundan, paşa gibi.
Şerefe ulan diyeceksin Şerefsiz Dünyaya inat
şerefimize,
... Kırar gibi tokuşturup kadehleri,
Gırtlağınla seviştireceksin meyleri..
Gömeceksin kendini şişelerin dibine, ölür gibi
içeceksin!
Öleceksin arkadaş..
Oturtacaksın karşına geçmişini,
Güle güle küfür edeceksin...
Unutacaksın, unutur gibi içeceksin !
"İçiyorsan Rakıyı öve öve,
Söve söve kusacaksın ne varsa içinde.."

*Can Yücel