Güneş saçlarına doğar her sabah,
Gözlerinde görürüm, aşkın sadeliğini,
İçim kabarır dudaklarından uzak olmanın verdiği acı ile,
Yakınlaşmak ister bedenim, en güzel kokuna
Yıldız Ağaca sordu.... - Ne renktir sevgi? -"... Tanrının göz renginde", diye cevap verdi ağaç. - Aşk ne renktir? - Aşk ayın dolunay olduğu zamanki renktir. - Öyle mi? Aşk ayın rengindedir ha, dedi yıldız.....ve Uzaklara, boşluğa baktı...ağladı... ağladı...
28 Aralık 2006
21 Aralık 2006
isterdim ki...
isterdim ki, yaşamında "en" olayım
tek olayım
çok olayım...
sen olayım, kendin gibi bil beni
canından ayırd etme bir tut beni
hep içinde hep yüreğinde hep beyninde yaşat beni
benim seni yaşattığım gibi...
isterdim ki, gördüğün tek renk olayım
tek ses olayım
tek nefes olayım
hep duy beni
hep farket beni
hep anla beni
benim nefesim olduğun gibi...
isterdim ki, tek gerçeğin olayım
hiç sorgulama beni
hiç eleştirme beni
hiç yargılama beni
salt sev beni
benim seni sevdiğim gibi...
isterdim ki, kalbini aç bana
kimsenin bilmediklerini anlat bana
kimsenin duymadıkalarını söyle bana
kimsenin görmediklerini göster bana
kimsenin sevmediği gibi sev beni
benim seni sevdiğim gibi...
isterdim ki, dünyan bil beni
ilk ben geleyim aklına ne olursa
ilk benimle yaşa geleni aklına
"o" de benim hayatım
"o" de beni canından çok seven
"can" de bana
benim sana can dediğim gibi...
sadece sev beni
benim seni sevdiğim gibi...
13 Aralık 2006
iyi ki...
varken doyamadığım, yokluğuna dayanamadığımsın...
şiirler hep sana
maviler ötesindeki,
güzel gözlü sevdiğim...
sen,
benim hayatımın bir parçası
bana sunulmuş en büyük ödül
yağmurdan sonra ki gökkuşağım,
okyanusların en derin yerindeki,
alışılmadık güneş ışığımsın...
şu an soluk alıyorsam,
kalbim atıyorsa,
hayat bu kadar güzel,
etrafta kelebekler uçuşuyorsa...
bil ki sebebi sensin...
iyi ki
yüreğime yakın,
düşlerime mavi,
ruhuma eşsin...
iyi ki varsın...
herşeyimsin...
şiirler hep sana
maviler ötesindeki,
güzel gözlü sevdiğim...
sen,
benim hayatımın bir parçası
bana sunulmuş en büyük ödül
yağmurdan sonra ki gökkuşağım,
okyanusların en derin yerindeki,
alışılmadık güneş ışığımsın...
şu an soluk alıyorsam,
kalbim atıyorsa,
hayat bu kadar güzel,
etrafta kelebekler uçuşuyorsa...
bil ki sebebi sensin...
iyi ki
yüreğime yakın,
düşlerime mavi,
ruhuma eşsin...
iyi ki varsın...
herşeyimsin...
küçücük
boynu bükük
yaprağı solgun
öksüz bir dal misali
yüreğimde sevdim seni...
bazen,
acıtarak kanatarak sevdim.
bazen de toprağı,
tırnaklaya tırnaklaya...
kimi gün,
yüzümdeki tebessümlerde
buldum seni...
gözbebeklerim güldü...
saçlarıma düşen
nisan yağmurlunda
buldum seni...
yüreğime aktın,
seni sevdim...
yaprağı solgun
öksüz bir dal misali
yüreğimde sevdim seni...
bazen,
acıtarak kanatarak sevdim.
bazen de toprağı,
tırnaklaya tırnaklaya...
kimi gün,
yüzümdeki tebessümlerde
buldum seni...
gözbebeklerim güldü...
saçlarıma düşen
nisan yağmurlunda
buldum seni...
yüreğime aktın,
seni sevdim...
8 Aralık 2006
özle
içine sığmayacak kadar özle
tam ortasında kal, kavgaların
dört bir yanında ormanlar yansın
ellerinle, düşman olsun saçların
özle beni
kabul edemeyecek kadar özle
öyle özle ki
kalbin, aklında savaşsın
öyle kuru kuru bekleme sabahları
beni özle, özle beni
yağmur dolsun sevdiğim gözlerin
ağla, ağla ki yaprakların ıslansın
umutların,
meçhule doğru yola koyulsun
çiçeklerin ne günahı var
hayallerin suya düşsün, düşlerin solsun
özle beni
aklının alamayacağı kadar özle
duyguların, düşüncelerine baş kaldırsın
ama öyle özle ki
tırnakların, yastığa, yorgana saldırsın
öyle kuru kuru, bekleme sabahları
beni özle, özle beni
yağmur dolsun sevdiğim gözlerin
ağla, ağla ki yaprakların ıslansın
özle... özle beni
beni özle....
yaşıyor muyum?

Kuşların kanatlarında özgürlüğü yaşamalı acı, keder, üzüntü, yalan-dolan olmadan. Bir kelebeğin narinliği gibi narince sevmeli karşındakini. Sevgiyi yürekten ve gönülden yaşamalı. Kırılan parçaları toplayıp geçmişe hediye etmeli ve " yaşıyorum" diye haykırmalı. Hayata yelken açarken durup kenar mahalledeki o küçük kızın gözlerinin içine bakmalı. Neden vazgeçtik yaşamdan? Bizi böylesine kör bir karanlığa iten neydi? Her sabah uyanıp da hayatın ne kadar güzel ve kısa olduğunu anlamamız ne kadar sürecek? Hayat; bize verilebilecek en güzel armağan. Bir sabah uyanıp da hayattan ne kadar geride kaldığımızı, bazı şeyleri söylemek için ne çok geciktiğimizi ne zaman göreceğiz? Masallardaki gibi aşkları bekledik hep ama en önemli şeyi atladık. Masallardaki gibi aşklar hiç olmadı, hepsi bizim hayalimizdi. Hayallerimizin peşinde koşarken, sevgiyi, aşkı kaç sokak ötede unuttuk? Hayat pek çok fırsat serer önümüze, yaşamdaki fısıltılar yolumuzu çizer. İçten içe attığımız çığlıkları sadece yorgun kalbimiz duyar. Ve günün birinde yaşlanıp tek başımıza kaldığımızda kurduğumuz tek hayal, geride bıraktığımız, yaşamın kıyısında unuttuğumuz, bıraktığımız aşkımıza/sevgimize geri dönüş çabasıdır.
2 Aralık 2006
1 Aralık 2006
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



