25 Aralık 2011

yine ihmal ettim seni....

18 Aralık 2011

şimdi Bodrum'da olmak vardı
önce limanda rakı balık
sonra meşhur midyecimde bulurdum kendimi
bir çeyrek yap midyecimmm
bi bakardım medcezir
bulmuşum kendimi soğuk kumların üzerinde
ay denize düşmüş
deniz aya
karışmışşş gitmişşşşş

şimdi Bodrum'da olmak vardı
beyaz göğe karışmış,
gök beyaza
beyaz maviye
mavi beyaza
soğuk suyu değmiş tenime...

şimdi Bodruma'da olmak vardı
yel değirmenlerinde
dağında tepesinde
denizinde
göğünde
teninde
renginde
hayalinde

yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına

İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe,bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana

Ataol Behramoğlu

göze almak

-Hani bazen insan birini yanında tutmayı bilmez,
Ama onun yokluğunu da istemez.

-Kaybetmeyi göze alamaz,
Ama kazanmak için mücadele etmez.

-Bağlanmaya cesaret edemez,
Ama ondan tamamen kopmayı da beceremez.

-Ne sevilmekten vazgeçer,
Ne sevmeyi bilir..

-Hani çok sonra zaman geçer de kaybeder ya,
İşte o zaman dökülür dudaklardan,itiraf edercesine:

"-Ne gözümü alabildim,ne göze alabildim!"

|Can Dündar

11 Aralık 2011

yaş 12

tarkanın bekle şarkısı çalıyordu,
ben on iki yaşındaydım henüz,
denizin dalga sesleriyle birlikte yankılanıyordu öylesine güzen bildiğmi müziğim...
içime garip bir huzur doluyor, sanki bir daha onu yaşayamayacağım gibi geliyordu. yaşayamadımdaaaa.... haklıydım...
biliyordum o gün aslında hissettiğim hiçbirşey ertesi gün gibi olmayacaktı. ertesi gün yaşayamayacaktım o günki hislerimi....
... ne o hüzün vardı hayatımda
ne o sevinç ve heyecan
ne o günki hava vardı gökyüzünde
ne o kalp atışım
ne hissetlerim bugünki gibiydi
ne ben hissettilerim gibiydim bugün
on iki yaşım
nerdesin.....

5 Aralık 2011

imla hatalarım ve hayatım


küçüçük boşluklarını dolduruyom ben hayatın
noktalı virgüllerden sonraki açıklamalara anlamlar yüklüyor
ünlemlerle biten cümlelerde buluyorum kendimi

öyle çok soru işareti varki hayatımda
imla hataları ile dolu defterim
güzel yazmaya çalıştığım harflerim
karmaşasıda boğulduğum şiirlerim
anlatmaya çalışa çalışa yorulduğum repliklerimde kayboluyorum hayatın

sadece sesimi duyurmaya çalışıyorum oysa ki kendime
yüreğime
suskunluğumun altındaki fırtanadan korkarak
azıcık dindirmeye çalışıyorum ufacık ufacık telkinlerimle
ya da bırakıyorum
önüme ne gelirse......
oyyyyyyyyyyyy
bana çok fenalıkkk geldiiiiiiiiiiiiiiii