26 Aralık 2008

ne kötü

...............................................

en kötüsü ne biliyormusun?

çok uzun zamandır yazacak bişey yaşayamamak....

................................

hayat kısa...


Hayat kısa, Kuralları yık,
Kolay affet,
Yavaşça öp,
Kalpten sev,
Kahkahalara boğul,
Ve yüzünü güldürmeyi başaran hiçbir şeye sırtını dönme

9 Ekim 2008

benim yerimede sev...


begondi boy vermiştir şimdi

yasemen basmıştır bodrumu

kokusu geldi rüzgarın

bir kelebek öptü boynumu


sen şimdi gerdanını maviye, göğsünü bir yelkenliye

gönlünü ilk önce çıkan yaz seferine bağlamışsındır.


ah vurunca diline sakız rakısını

birazda ağlamışsındır...


benim yerime de sev

bekletme hayatı

bu kadar da razıysan yaşa gitsin

kaç kişiyiz savunan sevdayı


gözüme ilk damlası düştü

gelecek sonbaharın

yeni bir sayfanın öncüsü

bakalım ne hediyesi zamanın


12 Nisan 2008

bu akşam

uzun zamandır kullanmadığım kelimelerimi özledim...
bahardandır belkide...
insanın içinin kıvılcımlanması, içi için sığmaması, kendini güneşe, rüzgüra, yeşile atmaya çalışması. özlemişim...
ankaranın güzel ışıklı resmini bana sunan balkonumda oturmanın keyfini yaşadım bu gece uzun bir kış mevsiminin ardından. denizsiz yaşayamadığım ama yinede çekip gidemediğim şehrime karşı yine hayaller kurdum, düşündüm, hissettim, sustum dinledim, izledim...
özlemlerimi....
üstünede yazmak gerek dedim.
hissetmek,
yaşamak
yazmakkk...

6 Şubat 2008

Onur Akın-Papatyaları soldurdun sen


çiçeklere su vermeyi unutma demiştin
bugün ilk kez papatyalara su vermedim

gözler değil sözler değil
söylenmeyendir yaralayan
kuru dalda kalan son yaprak gibi bekledim
geldiğindeyse mevsim kıştı
kuru bir soğuktu bahar
papatyaları soldurdun sen

gittikçe uzaklaşıyor gözlerin gözlerimden
ya bu gözler senin değil, ya bu dünya yalan
kimin gözleri bu gök ırmaklardan boşalan
beni ağlattın sen

yurtsuz bir gemisin açık denizlerde biliyorum zor
insanlar soruyor seni benden ağrıma gidiyor
hangi denizlerdeysen söyle kalbim oraya liman
bir ırmağı kuruttun sen

parça parça bir kalbi kim onarabilir yeniden
bitmiş bir aşkın ağrısını ne dindirebilir
sevgili değil sevgiyi aradığına inanmıştım ben senin
bir aşkı öldürdün sen

24 Ocak 2008

....


Makaramda ipler Tükenir, güneşin saçlarından tutunurum doğduğunda her sabah gülümseyerek. turkuaz firuze parlak define köprüsünde göçebe ve yalınayak yürüyüp geçerim topladıklarım omzumda günübirlik, çırılcıplak… inerim kollarından günbatımı gelince ışığın. bağlarım bakıra çalan aksamları siyah kuyruğuna uçurtmanın ufkun karanlıgına salarım zamanları, makaramda ipler tükenir ben kopacağı günü beklerim umitle korku arasında, gelir minik bir bal arısı, sonsuzluğa doğru kanatlanıp uçarım

sensizlik


Sana Seni Yazıyorum :

Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya, başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde kağıdı, kalemi elime alıp, seninle dertleşmek, yalnızca sana yazmak ve yalnızca seni özlemek geliyor içimden.


Sana yazmak. ''Sana seni Yazmak'' Seni ve yüreğimde anlam bulan duyguları... Sana ait yüreğimin derinliklerinden kopup gelen artcı şoklari anlatmak ve toprağı alnından öperken yağmur taneleri, tüm benliğimle sana yazmak istiyorum...


Bu gece dudaklarımdan dökülen her kelimede sen varsın ve yine sen varsın yarım kalan sevdamın eksik taraflarında. Bomboş ve sessiz kaldırımlarda yürürken seni haykırıyorum sensizliğin inadına!


Bu sensizlik gecesinde sevdamın en ücra köşelerine seni yazıyorum. Bu gece gene yağmur yağıyor. Yağmur yağıyor gönlümün sensizlikle yanan her yerine. Yağsın, yağsın ki saklasın sensizliğimde döktüğüm göz yaşlarımı! Ve yine saklasın sensiz geçen bomboş hayatı... iste seni haykırıyorum sensizliğe alışamamış yüreğime, işte seni yazıyorum!!!


Bu gece gene yağmur yağıyor. Sen yoksun oysa biliyorum ve üşüyorum sensiz kaldığım saatlerde. Göz yaşlarımı efkarıma kattım bu gece. Sevdamı,umudumu ve seni kızgın bir sel gibi kalbime akıttım. Bu gece yağmurla beraber göz yaşlarım yağıyor ve ismini yazıyor sensizliğin acısı ile kıvranan kaldırımlara. Süzülen her damlada sen vardın ve yine sen vardın gecenin en karanlık anında. o,doya doya bakamadığım gözlerin, gözlerimin içine bir kez daha değseydi ve tebessümünden bir gül açsaydı yanaklarında, yetmez miydi? Bir bakışın bir ömüre değmez miydi?


ismini kazıdığım kaldırımlara sanki sen yağıyorsun yagmurla birlikte ve sevgin yağıyor yüreğime...Yalnız ve bomboş odamda sen varsın hala. Hala sensizliğim duruyor yanı başımda... Bu gece göz yaşlarım yagıyor sensizliğimle birlikte kaldırımlara. Seni arıyorum, erimekteyim... Karanlık geceye inat ay gökyüzünde.. .

gurur