
Yoruldum mükemmeli oynamaktan.
Olağanüstü biri değil, sıradışı biri değil, ulaşılmaz biri değil;
herhangi biriyim ben.
Ağlamak; yaşlarımı akıta, akıta ağlamak; gülmek; delice, kahkahalarla
gülmek istiyorum.
Maskelere, çok yüzlülere, yalanlara kanmadığımın varın ayırdına.
Sevmeyenlerimi, ardımdan denenleri anlayan biriyim.
Herkesi sevmek, saymak zorunda değilim; sizlerin gösteri yapmak
zorunda olmadığınız gibi.
Korkmayın siz de, haydi şimdi haykırın yüzüme, sevmediğinizi beni..
Sadece kışta değil; güneşin bağrında da üşüdüğümü;
tutkularımı, hatalarımı, güçsüzlüğümü göstermek istiyorum sizlere..
Ben ne cam, ne can ressamıyım; ne de bir kum heykeltıraşı.
Kıskancım, hırslıyım, çaresiz, hatta acizim çoğu kere..
Ayıramam mavi bozulunca renkleri. Karda, karayı gördüğümü biliniz artık.
Evet ben renk köründen de kötüyüm. Kızdığımda bağırmak, ne varsa atmak, kırmak;
gerektiğinde vedayı, terketmeyi yaşatmak istiyorum sizlere..
.
Bağışlayınız.
Bildiğiniz beni değil, sıradan biri bulacaksınız karşınızda şimdi.
Yoruldum mükemmeli oynamaktan, ulaşılmaz görünmekten yoruldum ben...
'Ben nasıl biriyim' diye sormuyorum sana...
Hayır; duymuyorum seni çünkü çok yorgunum...
Sen de sus, sus lütfen, birşey söyleme, sen söyleme....
Bir şiir yazın bana içinde şefkat olsun damla damla.
Bir yerlere götürün beni güneş hiç batmasın orda.
Bir şeyler söyleyin bana, ayrılıklar hüzünler olmasın içinde.
Bir söz verin bana, bir damla yaş düşmesin gözlerine.
Bir hayal kurun benim için bütün yollar ona çıksın.
Bir hasret verin bana, kavrulayım ateşiyle, için için yanayım.
Bir masal anlatın eskilerden, yağmurlar yağsın, ıslansın yüreğim.
Bir rüzgar estirin uzaklardan savrulsun güzelin saçları.
Bir yalan söyleyin bana, umut dolu çocuksu bir yalan.
Bir şarkı söyleyin gözü kör sevdalardan bahseden
Bana bir hediye verin ufak tefek ama içten.