Yıldız Ağaca sordu.... - Ne renktir sevgi? -"... Tanrının göz renginde", diye cevap verdi ağaç. - Aşk ne renktir? - Aşk ayın dolunay olduğu zamanki renktir. - Öyle mi? Aşk ayın rengindedir ha, dedi yıldız.....ve Uzaklara, boşluğa baktı...ağladı... ağladı...
25 Aralık 2011
18 Aralık 2011
şimdi Bodrum'da olmak vardı
önce limanda rakı balık
sonra meşhur midyecimde bulurdum kendimi
bir çeyrek yap midyecimmm
bi bakardım medcezir
bulmuşum kendimi soğuk kumların üzerinde
ay denize düşmüş
deniz aya
karışmışşş gitmişşşşş
şimdi Bodrum'da olmak vardı
beyaz göğe karışmış,
gök beyaza
beyaz maviye
mavi beyaza
soğuk suyu değmiş tenime...
şimdi Bodruma'da olmak vardı
yel değirmenlerinde
dağında tepesinde
denizinde
göğünde
teninde
renginde
hayalinde
önce limanda rakı balık
sonra meşhur midyecimde bulurdum kendimi
bir çeyrek yap midyecimmm
bi bakardım medcezir
bulmuşum kendimi soğuk kumların üzerinde
ay denize düşmüş
deniz aya
karışmışşş gitmişşşşş
şimdi Bodrum'da olmak vardı
beyaz göğe karışmış,
gök beyaza
beyaz maviye
mavi beyaza
soğuk suyu değmiş tenime...
şimdi Bodruma'da olmak vardı
yel değirmenlerinde
dağında tepesinde
denizinde
göğünde
teninde
renginde
hayalinde
yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe,bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana
Ataol Behramoğlu
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya
Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin
İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına
Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe,bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana
Ataol Behramoğlu
göze almak
-Hani bazen insan birini yanında tutmayı bilmez,
Ama onun yokluğunu da istemez.
-Kaybetmeyi göze alamaz,
Ama kazanmak için mücadele etmez.
-Bağlanmaya cesaret edemez,
Ama ondan tamamen kopmayı da beceremez.
-Ne sevilmekten vazgeçer,
Ne sevmeyi bilir..
-Hani çok sonra zaman geçer de kaybeder ya,
İşte o zaman dökülür dudaklardan,itiraf edercesine:
"-Ne gözümü alabildim,ne göze alabildim!"
|Can Dündar
Ama onun yokluğunu da istemez.
-Kaybetmeyi göze alamaz,
Ama kazanmak için mücadele etmez.
-Bağlanmaya cesaret edemez,
Ama ondan tamamen kopmayı da beceremez.
-Ne sevilmekten vazgeçer,
Ne sevmeyi bilir..
-Hani çok sonra zaman geçer de kaybeder ya,
İşte o zaman dökülür dudaklardan,itiraf edercesine:
"-Ne gözümü alabildim,ne göze alabildim!"
|Can Dündar
11 Aralık 2011
yaş 12
tarkanın bekle şarkısı çalıyordu,
ben on iki yaşındaydım henüz,
denizin dalga sesleriyle birlikte yankılanıyordu öylesine güzen bildiğmi müziğim...
içime garip bir huzur doluyor, sanki bir daha onu yaşayamayacağım gibi geliyordu. yaşayamadımdaaaa.... haklıydım...
biliyordum o gün aslında hissettiğim hiçbirşey ertesi gün gibi olmayacaktı. ertesi gün yaşayamayacaktım o günki hislerimi....
... ne o hüzün vardı hayatımda
ne o sevinç ve heyecan
ne o günki hava vardı gökyüzünde
ne o kalp atışım
ne hissetlerim bugünki gibiydi
ne ben hissettilerim gibiydim bugün
on iki yaşım
nerdesin.....
ben on iki yaşındaydım henüz,
denizin dalga sesleriyle birlikte yankılanıyordu öylesine güzen bildiğmi müziğim...
içime garip bir huzur doluyor, sanki bir daha onu yaşayamayacağım gibi geliyordu. yaşayamadımdaaaa.... haklıydım...
biliyordum o gün aslında hissettiğim hiçbirşey ertesi gün gibi olmayacaktı. ertesi gün yaşayamayacaktım o günki hislerimi....
... ne o hüzün vardı hayatımda
ne o sevinç ve heyecan
ne o günki hava vardı gökyüzünde
ne o kalp atışım
ne hissetlerim bugünki gibiydi
ne ben hissettilerim gibiydim bugün
on iki yaşım
nerdesin.....
5 Aralık 2011
imla hatalarım ve hayatım

küçüçük boşluklarını dolduruyom ben hayatın
noktalı virgüllerden sonraki açıklamalara anlamlar yüklüyor
ünlemlerle biten cümlelerde buluyorum kendimi
öyle çok soru işareti varki hayatımda
imla hataları ile dolu defterim
güzel yazmaya çalıştığım harflerim
karmaşasıda boğulduğum şiirlerim
anlatmaya çalışa çalışa yorulduğum repliklerimde kayboluyorum hayatın
sadece sesimi duyurmaya çalışıyorum oysa ki kendime
yüreğime
suskunluğumun altındaki fırtanadan korkarak
azıcık dindirmeye çalışıyorum ufacık ufacık telkinlerimle
ya da bırakıyorum
önüme ne gelirse......
28 Kasım 2011
anlamsızlıklar içindeki anlam

gün gelir anlarsınki
herşey anlamsızmış
değer verdiğin herşey
sadece sen değer verdiğin için değerliymiş
sevdiğin herşey
sen sevdiğin için özelmiş
istediğin ve arzuladığın herşey
sen öyle istediğin için kıymetliymiş
nasıl istersen öyle yaşarmışsın
en vazgeçemediğin şeyden bile vazgeçebilir,
en kopamadığın şeyden bile uzaklaşabilirmişsin
herşey geçermiş
herşey bitermiş
gün gelir anlarsınki
herşey anlamsızmış....
15 Kasım 2011
işlenmemiş cinayet
çok uzaklardan aldım getirdim ben seni
hiç olmayandan
hiç bilinmeyenden
hiç yaşanmayandan
hiç dokunulmayandan
çok uzaklardan aldım getirdim be seni
koydum yüreğime
yerleştirdim en köşeye
şimdi çıkart deme bana
olur mu hiç
onca mesafe
onca yol
onca yaşanmayan
onca yaşanacak
onca dokunulmayan
onca hissedilecek her duyguya
nasıl kıyarım ben sen istiyorsun diye
nasıl katilir olur
nasıl öldürürüm seni?
hiç olmayandan
hiç bilinmeyenden
hiç yaşanmayandan
hiç dokunulmayandan
çok uzaklardan aldım getirdim be seni
koydum yüreğime
yerleştirdim en köşeye
şimdi çıkart deme bana
olur mu hiç
onca mesafe
onca yol
onca yaşanmayan
onca yaşanacak
onca dokunulmayan
onca hissedilecek her duyguya
nasıl kıyarım ben sen istiyorsun diye
nasıl katilir olur
nasıl öldürürüm seni?
kaçak aşk
geceden karanlık
geceden parlak gözlerini özledim
ışık saçardı bazen
bazen korkutur,ürkütür,düşündürürdü
severdi bazen
bazen kaçardı
en çok da kaçardı...
alev alev yanan ellerini özledim
alav alev yanan ellerimi tutan ellerini
bazen sımsıkı tutar
bazen saklar
bazen kaçardı
en çok da kaçardı...
hiç ne hissettiğini bilemediğim yüreğini özledim
bazen sevgiyle dolu
bazen sevgiyi bulumadığım
bazen çok yakın
bazen çok uzak
o da bazen kaçardı
en çok da kaçardı...
gözlerin,
ellerin gibi
o da en çok kaçardı....
geceden parlak gözlerini özledim
ışık saçardı bazen
bazen korkutur,ürkütür,düşündürürdü
severdi bazen
bazen kaçardı
en çok da kaçardı...
alev alev yanan ellerini özledim
alav alev yanan ellerimi tutan ellerini
bazen sımsıkı tutar
bazen saklar
bazen kaçardı
en çok da kaçardı...
hiç ne hissettiğini bilemediğim yüreğini özledim
bazen sevgiyle dolu
bazen sevgiyi bulumadığım
bazen çok yakın
bazen çok uzak
o da bazen kaçardı
en çok da kaçardı...
gözlerin,
ellerin gibi
o da en çok kaçardı....
14 Kasım 2011
?
kaçtığın şey benmiydim?
yoksa hayat mı?
sevgim mi korkuttu seni?
yoksa sevgin mi?
yaşadıkların mı zordu?
yaşayacakların mı?
hayal mi zordu?
yoksa gerçekler mi?
yoksa hayat mı?
sevgim mi korkuttu seni?
yoksa sevgin mi?
yaşadıkların mı zordu?
yaşayacakların mı?
hayal mi zordu?
yoksa gerçekler mi?

Rakı sofrasında susulmaz arkadaş,
Hıçkıra hıçkıra ağlayacaksın..
Arınacaksın gururundan, paşa gibi.
Şerefe ulan diyeceksin Şerefsiz Dünyaya inat
şerefimize,
... Kırar gibi tokuşturup kadehleri,
Gırtlağınla seviştireceksin meyleri..
Gömeceksin kendini şişelerin dibine, ölür gibi
içeceksin!
Öleceksin arkadaş..
Oturtacaksın karşına geçmişini,
Güle güle küfür edeceksin...
Unutacaksın, unutur gibi içeceksin !
"İçiyorsan Rakıyı öve öve,
Söve söve kusacaksın ne varsa içinde.."
*Can Yücel
12 Kasım 2011

şimdi kapadım gözlerimi
yağmur yağıyor üzerime
ne varsa akıp gidiyor içimden
yağmurun iziyle
şimdi kapadım gözlerimi
ıslanmış yüzüm, ellerim
ıslanmış yüreğim
şimdi yanıyorum
şimdi üşüyorum
yağmurun iziyle
şimdi kapadım gözlerimi
özlüyorum özlediklerimi
sinirleniyorum hala kızdıklarıma
üzülüyorum hala kaybettiklerime
seviniyorum hala yaşadığıma
ıslanıyorum şimdi
yağmurun iziyle
şimdi kapadım gözlerimi
vazgeçiyorum vazgeçmem gerekenlerden
hayır vazgeçtim
vazgeçmiyorum
vazgeçmem gerekenlerden
söylüyorum
şimdi
yağmurun iziyle
şimdi kapadım gözlerimi
yürüyorum ıslanmış kalırımlarda
yollar karanlık ve ıslak
umutsuz
çaresiz
sensiz
şimdi yürüyorum ıslanmış kaldırımlarda
yağmurun iziyle
şimdi kapadım gözlerimi
korkuyorum açmaya
gerçekleri ben belirleyemiyorum çünkü
11 Kasım 2011
bazen
bazen hiçbirşey gelmiyor içimden
kelimeler susuyor
bomboş oluyorum
aslında öyle doluyken...
anlamsızlaşıyor herşey
yitiriyorum değerlerimi
kaybediyorum kendimi
nerde olduğumu unutuyorum
bomboş oluyorum
aslında öyle doluyken...
donuyor kalbim
soluyor gözlerim
soğuyor tenim
bomboş oluyorum
aslında öyle doluyken...
kelimeler susuyor
bomboş oluyorum
aslında öyle doluyken...
anlamsızlaşıyor herşey
yitiriyorum değerlerimi
kaybediyorum kendimi
nerde olduğumu unutuyorum
bomboş oluyorum
aslında öyle doluyken...
donuyor kalbim
soluyor gözlerim
soğuyor tenim
bomboş oluyorum
aslında öyle doluyken...
9 Kasım 2011
8 Kasım 2011
yanlızlık
hayatın yanlışları içinde,
doğruları arayarak geçer zaman
akıp gider durmaz yerinde
bi bakmışsınki bitmiştir ömür
bi bakmışsınki gitmiştir herkez
yanlızlık özüdür yaşamın
geldiğin gibi gidersin dünyadan
ne doğrular kalır ne yanlışlar o zaman
baktığın tek şey boşluk olur o an
yanlızlık özüdür yaşamın
yıkıp döktüklerinemi,
rafa kaldırıp unuttuklarına mı üzülürsün
yaşadıklarına mı
yoksa yaşamaktan kaçtıklarına mı vah edersin
karanlıklar başlar işte o zaman
ışığı özlersin
ama bulamazsın
işte o zaman anlarsın
yanlızlıktır hayatın özü
doğruları arayarak geçer zaman
akıp gider durmaz yerinde
bi bakmışsınki bitmiştir ömür
bi bakmışsınki gitmiştir herkez
yanlızlık özüdür yaşamın
geldiğin gibi gidersin dünyadan
ne doğrular kalır ne yanlışlar o zaman
baktığın tek şey boşluk olur o an
yanlızlık özüdür yaşamın
yıkıp döktüklerinemi,
rafa kaldırıp unuttuklarına mı üzülürsün
yaşadıklarına mı
yoksa yaşamaktan kaçtıklarına mı vah edersin
karanlıklar başlar işte o zaman
ışığı özlersin
ama bulamazsın
işte o zaman anlarsın
yanlızlıktır hayatın özü
7 Kasım 2011
AH BİR ÇOCUK KALSAM
Biz hep çocuk kalmalıydık aslında.
Üç taş, üç cam olmalıydı hayat.
En büyük kavgamız gazoz kapağından çıkmalıydı
ve en büyük acımız öğretmenimizin başka şehre tayini olmalıydı.
Biz hep çocuk kalmalıydık aslında.
Büyümeğe özenmeliydik büyümeden...
İnsan dediğin, yürükçe yorulan,
yoruldukça ağlayan bir taş değil mi?
Çözmesi zor değil.
Sen ansın,
yaşanan zaman...
Üç taş, üç cam olmalıydı hayat.
En büyük kavgamız gazoz kapağından çıkmalıydı
ve en büyük acımız öğretmenimizin başka şehre tayini olmalıydı.
Biz hep çocuk kalmalıydık aslında.
Büyümeğe özenmeliydik büyümeden...
İnsan dediğin, yürükçe yorulan,
yoruldukça ağlayan bir taş değil mi?
Çözmesi zor değil.
Sen ansın,
yaşanan zaman...
5 Kasım 2011
sahte hayatlar
2 Kasım 2011
Nedir derdin söyle diye
Bir gün bana sormadın
Yüzüme bakmadın
Bilsen nasıl acı çektim kendim
Kimse görsün istemedim
Candan seven birini bekledim
Sen yoktun ki bu kara günlerde
Başkası vardı gönlünde
Gerçekleri gördüm “yeter” dedim
Bugünün bir de yarını var
Mutluyduk belki bugüne kadar
Ya sonraNe yaparım senden sonra
Acımadan geçer yıllar
Zamanla yalnızlık başlar
Yola çıkar pişmanlıklar
Kal sevgini de al
Gidiyorum ben sen hoşçakal
Bugünlerin yarınları var
Gidiyorum ben sen hoşçakal
Bilmem nasıl yaşarım ben Böyle karşılıksız severken
Kopmalıyız iş işten geçmeden
Alışkanlık betermiş hepsinden
Korkuyorum her biten günden
Bırak kalbini sen şimdiden
Anla beni sevgili
Bıraktım seni kal
Bugünlerin yarınları var
Gidiyorum ben
sen hoşçakal
1 Kasım 2011
vazgeçmek
yokki
haksızlığıda koydum bavuya
yanlızlığıda aldım yanıma
teşekkür ettim herşey adına
gidiyorum
ama etmiyorum eyvallah
yanlızlığıda aldım yanıma
teşekkür ettim herşey adına
gidiyorum
ama etmiyorum eyvallah
vay vay vay
vay yine mi keder
ama artık yeter
yine kapıda kara geceler
vay çileli başım
ortasında kışın
iyice beter.....
ama artık yeter
yine kapıda kara geceler
vay çileli başım
ortasında kışın
iyice beter.....
sen?
gözyaşları ile dolu hayatın içinden
küçücük bir gülümsemeydi hayat
korkar, bıkmamış, usanmamış ve umudu tükenmemiş hala....
ömrün sonuna kadar devam edeceğini bileceğin hüzne inat
bir yudum hayat
bir yudum umut
bur yudum sevinçdi hayat
sana dair.....
sen, hayat, sevinç, huzur, umut
hangisi bilmediğim,
hangisi yaşamadığım,
hangisi unuttuğum ve özlediğim,
sen miydin
onlarmıydı?
isyan ediyorum
isyan etmiyorum
savaşıyorum
savaşmıyorum
ne yapacağımı bilmiyorum
bana yol göstebilirmisin sen?
küçücük bir gülümsemeydi hayat
korkar, bıkmamış, usanmamış ve umudu tükenmemiş hala....
ömrün sonuna kadar devam edeceğini bileceğin hüzne inat
bir yudum hayat
bir yudum umut
bur yudum sevinçdi hayat
sana dair.....
sen, hayat, sevinç, huzur, umut
hangisi bilmediğim,
hangisi yaşamadığım,
hangisi unuttuğum ve özlediğim,
sen miydin
onlarmıydı?
isyan ediyorum
isyan etmiyorum
savaşıyorum
savaşmıyorum
ne yapacağımı bilmiyorum
bana yol göstebilirmisin sen?
31 Ekim 2011
yaşamın özü
insan yazarak yaşıyormuş meğer,
uzun zamandır yaşayan bir ölü gibiymişim,
donmuş,
susmuş,
bıkmış,
unutmuş....
şimdi hatırladım hayatın anlamını,
yaşadığımı hissetmenin anlatmakdan geçtiğini,
içimi ancak sana döküp,
yüklerimin azaldığını....
unuttuklarımı hatırlamaya.....
uzun zamandır yaşayan bir ölü gibiymişim,
donmuş,
susmuş,
bıkmış,
unutmuş....
şimdi hatırladım hayatın anlamını,
yaşadığımı hissetmenin anlatmakdan geçtiğini,
içimi ancak sana döküp,
yüklerimin azaldığını....
unuttuklarımı hatırlamaya.....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






