
gece
bir yorgan gibi örterken kenti
derin yalnızlığına gömülür evler
dinlediğim bir hüzün şarkısı işler yüreğime
ben seni duymak istedikçe
inadına ses vermezki resmin
aylardan eylül
ve mevsim sonbahar
tenime değen
her yağmur damlası
sönmeyen yeni ateşler ekler yüreğime
oysa o kadar uzak
ve o kadar dönülmez yollardasın ki
gel desem
bilirim sesim ulaşmaz
gece daha karanlık
rüzgar daha deli
yağmur daha apansız
ve sesimi yutar duvarlar
sen yokken içimde yağmur yağıyordu
sonra kapatılan musluklar gibi kesiliverdi
önce sen unuttun
sonra yağmurlar
şimdi tenime değen
eylül yağmurlarında yeniden sızlar yürek kırıklıklarım
gözlerimde sonbahar yeniden renklenir
her yanda sararan
ve yaşamımdan kopup giden yapraklar
ve onu yutmaya hazırlanan aç toprak olsa da
gelirsin umutlarım hep yeşil
ve inadına her sabah yeniden çiçeklenir
gece
rüzgar
yağmur
ve sesimi yutsa da duvarlar
bilmelisin ki
gelişinle dalına geri yapışacaktır kopan yapraklar
seni özledim
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder