hayatın kalemiydi kan kırmızı rengietrafa mürekkebi sıçrarken iç sızısı karartır gün ışığını
tek başına kaldığın, nefes alamadığın, burkulduğun, kırıldığın, anlamadığın
anlatamadığın kimi zamanda anlatmakdan yorulduğun
ve kırdığın
hayatın kalemiydi kan kırmızı rengi
oysa yaşanası değilmiydi hayat
doyasıya
canının istediği gibi
hiç birşeye üzülmeden
kaygısızca
gülümseyerek yaşamakdı hep hayalim
gülümseterek yaşadıklarımı
şimdi bir çemberin içinde dönüyor yaşam
yolun sonunu bulamadığım
içine ne bir nokta koyabilip
ne bir virgül çıkartabildiğim
her dayanamayış çığlığımla başımı daha da döndüren
midemi ağrıtan kimi zaman
içimi yakan
bir dönüş çemberin içinde yaşam...
etrafıma baktığımda renkleri göremez oluyorum böyle anlarda
tek renk oluyor hayat
tek çizgi ama doğrusu olmayan
adaleti eksik
kuralları düzensiz
sonsuz ve beklentisiz
en kötüsü tek başıma
tek bir omuz yok etrafımda...
oysa canım yanıyor
diyemiyorum susuyorum
diyebildiğimde dinlenmiyorum
bir el istiyorum ellerimi tutsun o anda
bir omuz istiyorum sormasın nedenini ağlayayım yanında
işte en kötüsü tek başıma
tek bir omuz yok etrafımda.....
nedensiz bunalımlar bunlar, can kayıpları, hastalıklar yanında
büyük dertler değil
büyük acılar değil
belki
ama durduramadığın noktada tükeniş hissini yaşadığın en küçük keder bile
böyle başını döndürüyor insana
böyle tutmaz oluyor ayakları
böyle görmez oluyor gözleri
böyle acıyor yüreği
ve bir destek arıyor iyi ol diyecek
sadece iyi ol sen diyecek bir tek söz arıyor yürek
işte en kötüsü tek başıma
bir tek omuz yok etrafımda....
hep mutluluğun peşindek koştuk hayatta
her nerde yakalayacağımızı düşündüysek orda bulduk kendimizi
attık ateşlerin ortasına uğruna
kimi zaman güldü yüzümüz
kim zaman soldu
tek başına mutluluk var mıydı acaba?
yetebilir miydi insan kendine yanlızca..
bir omuz olmadan da mutlu olunurmuy du ?
işte en kötüsü tek başıma
bir tek omuz yok etrafımda...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder