10 Nisan 2006

boşluklar.....


Geçecek bi tanem geçecek.
Her şeyin geçtiği gibi.
Kıyılarıma vurup duran bir deniz var içimde. Durulacağım.
" Ne anlatmalıyım sana. Yüreğim acıyor. Ellerim sıyrık içinde... Yeminlerim, asık yüzlü kararlarım, asla olmazlarım....... hiç biri kar etmedi. O, gelişi hep bilinen ama çaresiz teslim olunan kasırga gibi.
Direnmeyeceğim.
Bir idam mahkumu gibi teslim olacağım.

Kimse yok, ellerimi bırakma, düşeceğim..."

Gece kanıyor sessiz ve derinden. Yüreğim iki parça, ay gibi. Ellerim kanıyor, sar onları. Ellerim sana kanıyor, tut onları.......
tutabilirsen.
Sorularına cevap alamamayı sevmezsin ya, aslında hep cevaplarını bilmediğim sorular var hayatta. Durmadan onları soruyorsun. Oysa konuşacak ne çok şey var. Şu huzursuz insan kalbinin sukun bulduğu cennet bahçelerinden söz etmek isterdim mesela. Kalbim sakinleşirdi belki. Sonra masallardaki peri kızlarından bahsetmedik. Hani hep bir sırları vardır da söylerlerse bir güvercin olup uçup giderler. Gülüyorsun içinden, "Peri kızı mı sanıyor bu kendini?", diyorsun. Biliyorum.
Ama sen bilmiyorsun...
Hayat; benim için boşlukları doldurabilme becerisi

Hiç yorum yok: