22 Ağustos 2006

ASLINDAKİ BOŞLUK


BİR YANIMDA AŞK, BİR YANIMDA ÖLÜM; BEN SENİ SEÇİYORUM...
Gecenin karanlığında yıldızlarla tek tek konuştum seni. Yüzyıllardır bildiğimiz ya da bilmediğimiz bütün büyük aşkların yükünü taşıyan yıldızlar anlattı seni bana ilk defa. Yağmurun yağdığını küçük bir su birikintisine bakarak anlamaya çalıştığımız gibi kimi zaman, seni sevdiğimi ayın gökyüzünde saklı duran yanlızlığında anladım. Vurdukça aydınlığı sokağımdaki ıslaklığa, mehtabı sandım gözlerinin denizinin ve geç anladım belki de ayın ışığındaki sahteliğin çok daha uzaktaki yıldızları kapatamadığını.

Paylaşılmayan bir yıldız aradım o gece; seni, yalnızca seni saklayabileceğim.
Yoktu;
zaten her biri yıkılmışlığını anlatmıyor muydu aşkların, ışıklarını bir yakıp bir söndürerek.
Aşk ve ölüm vardı seni saklayabileceğim içinde. Aşk, her gün ağzımızda dolanan anlamlı-anlamsız şarkılarda, bütün duruluğuyla türkülerde ve duyguları bir yürekten alıp ötekine konduran şiirlerde yaşar bana göre. Çağin tüm yozlaşmışlığından büyük bir pay kapan yine aşk olmuştur bütün direnmişliğine rağmen. Kirli sulara meydan okumaz mı sanıyorsun kıyıya vuran balıklar? Tıpkı onlar gibi aşk da kıyıya vurmuştur artık. Ve Kız Kulesi'nin bekçileri olan martılar neden kendilerini teker teker bırakırlar kuleye çarpan her dalganın önüne? Martılar gibidir aşk da; bize çarpan her dalgada ölür bizi korumak isterken. Ölüm ise hiçbir canlının karşı koyamadığı bir anlamsızlıktır. "Dogal dengenin gerekliliği" derken anlamsızlastırmışızdır zaten ölümü. Oysa o tüm eşitsizliklere, haksızlıklara aldırmadan karşılar her insanı korkunç bir soylulukla. Kendi yaşamına ya da baskalarının yaşamına son verenler ise artık şaşmaz ayarını bozmuştur ölümün saatinin.

şimdi bir yanımda aşk, bir yanımda ölüm... İkisi de acımasızlıklarıyla, zamansızlıklarıyla beni beklemekte. Ben, seni seçiyorum, masallarda bile rastlayamadığım ama şu an tüm gerçekliğiyle karşımda duran seni.

Yıldızlardan öğrensem de duygularının çıplaklığını, ay ışığıyla anlasam da yalnızlığın çırpınışını seni senden dinlemek üzere seni seçiyorum.

Aşkın ve ölümün yalancılığında senin doğrularınla sana aşık olmadan ve senin için "ölmeden" yaşıyorum seni.

Seni sevgilim değil, bir gün mutlaka bitecek olan aşkım değil, GÖKYÜZÜM YAPIYORUM NEREDE OLURSAM OLAYIM SENİ HER ZAMAN GÖREBİLMEK iÇiN VE YILDIZLARLA AYI SENiN SAKLAMAN iÇiN

Hiç yorum yok: