biliyor musun,
minnet borcum var sana…
iyi ki üzdün beni,
gözlerimi açamayana kadar ağlattın hep bir güzel…
iyiki öfkeden, utançtan,
tırnaklarımı kemirttin kanatana kadar…
minnet borcum var sana…
iyi ki üzdün beni,
gözlerimi açamayana kadar ağlattın hep bir güzel…
iyiki öfkeden, utançtan,
tırnaklarımı kemirttin kanatana kadar…
iyi ki,
geceler boyunca,
hücre voltaları attırdın…
deprem uğultusu gibi,
yürek sesime,
beyin zonklamalarına uyandırdın…
geceler boyunca,
hücre voltaları attırdın…
deprem uğultusu gibi,
yürek sesime,
beyin zonklamalarına uyandırdın…
biliyor musun,
gönül borcum var sana…
bana yeniden hatırlattın,
dolu dizgin koşmaları…
sonra düşmeyi,
sonra kanamayı,
yaramı bir başıma ondurmayı,
düştüğüm yerden bir başıma kalkmayı,
iyi ki beni yalnız bıraktın…
gönül borcum var sana…
bana yeniden hatırlattın,
dolu dizgin koşmaları…
sonra düşmeyi,
sonra kanamayı,
yaramı bir başıma ondurmayı,
düştüğüm yerden bir başıma kalkmayı,
iyi ki beni yalnız bıraktın…
biliyor musun,
yürek borcum var sana…
iyi ki çevirdin bana o sedef kabzalıyı,
kurşun mısraları namluya sürüp,
yalan tetiğini çektin…
parmak izin bile yok üstünde
olsun
ben biliyorum ya,
o barut kokusu senin,
o satırlar senin,
o sevda senin,
o kurşun yarası, bendeki gibi işleyerek
kalacak yüreğinde,
bana eceli arattın…
yürek borcum var sana…
iyi ki çevirdin bana o sedef kabzalıyı,
kurşun mısraları namluya sürüp,
yalan tetiğini çektin…
parmak izin bile yok üstünde
olsun
ben biliyorum ya,
o barut kokusu senin,
o satırlar senin,
o sevda senin,
o kurşun yarası, bendeki gibi işleyerek
kalacak yüreğinde,
bana eceli arattın…
biliyormusun,
can borcum var sana…
nihayeti Allah emanetidir,
“can” demiştim,
can çekişmek ne demekmiş, anlattın…
can borcum var sana…
nihayeti Allah emanetidir,
“can” demiştim,
can çekişmek ne demekmiş, anlattın…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder