24 Mayıs 2006

Emrenin mansiyon'a layık görülen şiirinide yazmak borcumuz tabi :)

Bu şiir, Mayıs 2006'da düzenlenen 'İstanbul' konulu şiir yarışmasında MANSİYON'a layık görülmüştür.

İNSANbul

beni çağırdın geldim mezarımdan kalkarak
ölümüne asılı yaşamaktan korkarak
İstanbul ah!

merhamet ve ilahi! sen ol sözümü kesen
beni iki ses özler, biri yağmur biri sen
İstanbul dost!

iki bin beş yüz yıldır yaş gününü kutlarsın
göğsün milyonlarca mum, üflersen rahatlarsın
İstanbul yük!

saçı dağınık güzel! toplama etrafını
yeter ki varoşların çeksin fotoğrafını
İstanbul sis!

y a k a s ı bir araya gelemeyen fukara!
bir şeyiyle besmele, her şeyiyle Bakara!
İstanbul sır!

Taksim! dedim do re mi sonra fa sol Beyoğlu
insan dilendim; baktım H e y b e l i/adam dolu
İstanbul meşk!

kızmazsan seni yanlış anlayabilir miyim
dinleyebilir miyim dinleyebilir miyim
İstanbul his!

avcun insan bolluğu abdestini alırsın
ellerin kimsesizlik yutkunmanla kalırsın
İstanbul nefs!

bilseydim ellerinin ellerim olduğunu
yazar mıydım sanırsın sende her bulduğumu
İstanbul kör!

cahil olan öğretsin, âlim olan öğrensin:
yattığım yer Ankara, uyandığım yer sensin
İstanbul gör!

rüyamı nesne yaptım Sultan Mehmed’i ayna
baktım, padişah oldum Topkapı Sarayına
İstanbul gül!

içim Mısır Çarşısı Kumkapı balık hali
damarımı kemirdi tokluğa aç ahali
İstanbul hırs!

benim dışım/da deniz, senin için/de deniz
dışım, için... f e l s e f e! boğulmaya nedeniz
İstanbul us!

vücudu mis gibi kir, kafası şişen gebe!
içindeki çocuğu doğuramayan ebe!
İstanbul ses!

kuytunda tiner sesli bir çocuk yatıyordu
Azrail dudağına seni dayatıyordu
İstanbul son!

seyreden seyredilir Piyerloti’den seni
Eyüp alnını öper, Eyüp Sultan enseni
İstanbul koş!

gölgem haritan senin; şehrim yok, harabenim
adımı bulamazsın, imzamı ara benim
İstanbul hey!

sen boğazına kadar suya batmış bir şehir
ben topuğuna kadar sudan çıkmış bir şair
İstanbul aşk!

Emre Şimşek



Hiç yorum yok: