
Yağmur damlaları.... Her biri nasıl sabırsızca yağıyor gökyüzünden. Kaynağına koşuyor, toprağa; doğup büyüdüğü bulutlardan...
Kelebekler ise rengarenk... Hemde inadına bir gün sürecek hayatlarına rağmen. Yırtıyor kozasını, uçuyor gökyüzüne. Tadını çıkarıyor hayatın, kedersizce...
Çiçeklerinse ömrü bir bahar. Belki bir saksıda, bir bahçede yada bir dağın yamacında... Güneşe çeviriyor yüzünü, dans ediyor rüzgarın eşliğinde...
Peki ya biz? Biz neden kederliyiz.. Belki 70-80 sene hayatımız; göz açıp kapayana kadar geçsede...
Dün çocuktum, bugün yetişkin... Yarınsa özüme döneceğim, toprağa... Ama nedir bu içimde bitmeyen keder. Neden sönmüş gözümdeki pırıltılar, dudaklarımdaki gülümseme...
Elbette ki yaşadım hayatı bu güne dek. Kimine göre daha berbat, kimine göreyse daha şanslı. Ama kim taratabilir ki terazisinde hayatı? Kimden alıp hangimize verecek; fazla mutlulukları, hayatı, varlığı...
Ve bir gün gözlerimizi kapatana dek sonsuzluğa, önemli olan sevmek ve sevilmek değil mi? Belki bir yağmur damlasında, bir kelebekte yada konduğu bir çiçekte... Hepsini hayata bağlayan sevgi değil mi? Herkesin aradığı saf, kusursuz, temiz sevgi; hayatın ta kendisi...
Peki nerde bu Sevgi?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder